Biz neden her zaman başkalarının ellerine bakıyoruz?...
Avrupa birliği, abd, israil, iran neden bizi etkiliyorlar? hadi iranı anlıyorum sonuçta komşumuz normal olan bu... ama diğerlerinin ellerine bakmamızın sebebi, kendimize ait bir siyasetimizin, bakış açımızın ve ileri görüşümüzün olmayışı, kısacası herhangi bir durşumuzun olmayışı... avrupalılar yıllarca bizden çekindi...
çünkü biz tehlikeliydik onlar için.
Şimdi gelelim karşılaştırma testine.. :). onların oyunları ve bizim oyunlarımız... satranç(tabiki doğudan cıkma bir oyun oldugunu biliyorum , mesele o deil, mesele ne kadar deger verildigi..)... satrancı bilenler bilir, öyle hemen bitmez, hemen herşeyi yapamazsın. bazen hamlelerin karşındakinin ağzını sulandırmalıdır, bazen tavizler vermek zorundasındır... ta ki karşınızdaki, bazı şeyler elde ettiğini düşünüp, konsantrasyonunu azaltana kadar... biz işte o karşıdaki oyuncuyuz... halbuki atasözlerimiz bile var, bu stratejileri bize işaret eden..."kaşıkla verip kepçeyle almak" gibi... işte bize bazı şeyler kaşıkla veriliyor bizde hevesleniyoruz ama kar-
şılığında kepçe ne zaman çıkacak diye düşünmüyoruz... avrupa hala satranç oynuyor... belkide en yaygın oyun satranç. okullarında dersleri veriliyor falan...
Avrupanın oyununu biraz anlattım...şimdi sıra geldi bize... bizde en yaygın oyun nedir tahmin edin...tavla!! evet kabul ediyorum tavlada düşünme gerektiren, strateji gerektiren bir oyun ama bu bölüm daha sonra geliyor.. neden sonra mı geliyor? tabi ki önce zarları atmalısınız yani şans faktörü... bizim sorunumuz işte bu. önce şansa bir şeyler sallıyoruz ya tutarsa diye, sonra onun üzerine oyunumuzu oynuyoruz, stratejimizi geliştiriyoruz... tamam buraya kadar da anlaşılabilir bu durum... ama biliyorsunuz tavlada oyununuz zarları karşınızdakine verene kadardır. Sonraki zarı bilemezsiniz yani stratejileriniz kısa sürelidir... diğer bir deyişle duruşumuzun olmamasının sebebi budur. şimdi karşılaştıralım... öyle bir masa düşünün ki bir tarafı tavla bir tarafı satranç... karşımızdaki bize şah çekiyor bizde zarları atıyoruz hadi kemik diyerek umut ediyoruz...işe yarar bir zar gelsin diye...
Birde biz osmanlı zamanında satrancı çok iyi oynamışız diyenler var... sanırım onlarada başka bir oyunu örnek göstermek zorundayım. poker!! osmanlı avrupaya karşı çoğunlukla poker oynadı. eger oyun istediği gibi gitmezse rest çekti... neyseki eli her zaman güçlüydü... çünkü bilen bilir pokerde önündeki para ne kadar yüksekse masaya hakim olmanda o kadar kolay olur... buna güvenen osmanlı girdiği her savaş restinden galip ayrıldı, tabi bazı istisnalarda oldu, olmadı değil... galiba satrancı ve pokeri en iyi oynayanlar viyanalılar... çünkü ikisinde de yenemedik onları... tavla oynayalım diye kuşattık kaç kere ama tavla oynamadılar bizimle, ya poker ya satranç dediler... sonuç ortada...
şılığında kepçe ne zaman çıkacak diye düşünmüyoruz... avrupa hala satranç oynuyor... belkide en yaygın oyun satranç. okullarında dersleri veriliyor falan...
Avrupanın oyununu biraz anlattım...şimdi sıra geldi bize... bizde en yaygın oyun nedir tahmin edin...tavla!! evet kabul ediyorum tavlada düşünme gerektiren, strateji gerektiren bir oyun ama bu bölüm daha sonra geliyor.. neden sonra mı geliyor? tabi ki önce zarları atmalısınız yani şans faktörü... bizim sorunumuz işte bu. önce şansa bir şeyler sallıyoruz ya tutarsa diye, sonra onun üzerine oyunumuzu oynuyoruz, stratejimizi geliştiriyoruz... tamam buraya kadar da anlaşılabilir bu durum... ama biliyorsunuz tavlada oyununuz zarları karşınızdakine verene kadardır. Sonraki zarı bilemezsiniz yani stratejileriniz kısa sürelidir... diğer bir deyişle duruşumuzun olmamasının sebebi budur. şimdi karşılaştıralım... öyle bir masa düşünün ki bir tarafı tavla bir tarafı satranç... karşımızdaki bize şah çekiyor bizde zarları atıyoruz hadi kemik diyerek umut ediyoruz...işe yarar bir zar gelsin diye...
Birde biz osmanlı zamanında satrancı çok iyi oynamışız diyenler var... sanırım onlarada başka bir oyunu örnek göstermek zorundayım. poker!! osmanlı avrupaya karşı çoğunlukla poker oynadı. eger oyun istediği gibi gitmezse rest çekti... neyseki eli her zaman güçlüydü... çünkü bilen bilir pokerde önündeki para ne kadar yüksekse masaya hakim olmanda o kadar kolay olur... buna güvenen osmanlı girdiği her savaş restinden galip ayrıldı, tabi bazı istisnalarda oldu, olmadı değil... galiba satrancı ve pokeri en iyi oynayanlar viyanalılar... çünkü ikisinde de yenemedik onları... tavla oynayalım diye kuşattık kaç kere ama tavla oynamadılar bizimle, ya poker ya satranç dediler... sonuç ortada...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder