Bu blog Quickpee ve Sıcbek kişilerinin kişisel fikir, düşünce, şaka ve eğlencelerinden türetilmek üzere hazırlanmıştır.
11 Şubat 2011 Cuma
kaybedenler kulübü... filmi izlemeden bişey diyemeyeceğimiz ve hatta programları içinbile tek tek dinlemeden bişey diyemeyeceğimiz bir OLAY!... yanlış anlaşılma olmasın bir sosyal platformu anlatmıyor... sadece iki radyocunun (mete ve kaan) durumlarını anlatan bir film... ne kadar anlatabilecek onu izlemek lazım... :)...
radyoda geçen bir konuşmayı size örnek göztereyim...
mete ve kaan penaltı çekişirler...
mete: kaan lan girerse savaş aya girsin.
kaan: tutarsam götüm...
umarım film güzel olmuştur.. alkollerle sinemalara gitmek gerekir anlamak için.. :))
7 Şubat 2011 Pazartesi
15 Ocak 2011 Cumartesi
öylesine
- Şu anda samanyolu tv yi izliyorum. bir tane profesor islam dunyasındaki icatları anlatıyor.diyor ki bilim tarihi hep hristiyanlık uzerinden anlatıldıgı için bunlar unutuluyor ve gormezden geliniyor. sunuda eklemeyi ihmal etmiyor couklarımız bunları bilirse biz neden yapayalım diyebilirler. iyide sevgili prof bizim cocuklarımız "ya bu hristiyan bilimi" diyip de mi bişeyler ortaya koyamıyorlar? yada icatlar ve bilim insanlığın ortak malı değil midir?
onların bilimi bunların bilimi diye bir ayrım mı var? asıl sorulması gereken madem islam dunyası bu kadar ileri bir bilim ve uygulama yeriyken neden bütün bunlara sırtını dönmüştür?
bunun cevabı daha onemli değilmidir? islam dünyasındaki yobaz akımın etkisi acaba bu kadar mı fazla ve hala bu akımı islamın temsilcisi ilan etmekten utanmıyor muyuz?
onların bilimi bunların bilimi diye bir ayrım mı var? asıl sorulması gereken madem islam dunyası bu kadar ileri bir bilim ve uygulama yeriyken neden bütün bunlara sırtını dönmüştür?
bunun cevabı daha onemli değilmidir? islam dünyasındaki yobaz akımın etkisi acaba bu kadar mı fazla ve hala bu akımı islamın temsilcisi ilan etmekten utanmıyor muyuz?
Not:sevgili fatih üniversitesindeki profesor... sen profesörsün ve ben hala okulu bitiremedim ya benimde utanmam gereken buymuş...
- Türkiye'de siyasi tartişmalar halkcılık ve devletçilik üzerine dönmeye başladı. peki bu devletçiliği suçlayan akp hükümeti neden halkın uzerinde bu kadar baskı yapıyor? bu o korkulan devletçilik anlayışının ta kendisi deil midir? bunu halkım için yapıyorum diyipde yedirebilceğini düşünüyorsan haklısın. bizim halkımız herseyi yer çünkü. ne aydınlık bir kafa var ne de bunun emaresi. kurtlar vadisini gercekleri anlatıyor diyip izleyenler, kanuni'yi koruycam die maymunluklar ki hiç gereği yokken... alkol konusunda seçimi halka bırakmayan, biz alkolizmden koruyoruz diyen ve boylece halkının iradesine guvenmedigini ilan eden bir hükümet anayasayı halka yaptırıcaz diyor... komik mi? komik. boşuna hukukcu yetiştirmişiz.
ama normal kendini herseyin üstünde gören bir başbakan ben herseyi yapıyorum halkım neden yapamasın ki die kendi kudretini! halkıyla paylaşıyor... ne büyük erdem! en son rte yi heykeltraş olarak sahnede gördük. UCUBE! hoşuna gitmeyene ucube demek zaten hangi zihniyetin ürünü biliyoruz. ben gömlek değiştirdim ama fikirlerim aynı diyor işte... daha ne...
- bu heyekele ucube deme meselesinde rte nin verdigi cevap çok acayip. "bir şarkıyı sokaktan gecen halka soruyorlar guzelmi değil mi die.. kimse adama demiyor sen konservatuar bitirdin mi falan die. yinede onun görüşünü alıyorlar." kültür ve popüler kültür ayrımını yapamıyorsan nediyim ki ben sana...
rte nin bütün görüşleri üstüste bindirelebilir. burdan bu çıkıyor. kopyala yapıştır güzel mantık...
- ben bu yılmaz özdile güvenmiyorum. bu kadar tokat gibi yazılar yazıyor. çatır cutur anlatıyor... ama güvenmiyorum. nedenini bilmiyorum.
İçeride ne var :
alkol,
baskı,
rte,
siyaset,
ucube,
voiceofsouls,
yılmaz özdil
Kaydol:
Yorumlar (Atom)